Tekrarlayan kulak enfeksiyonları, çocukların sağlık sorunları arasında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu tür enfeksiyonlar genellikle bebeklik ve çocukluk döneminde daha yaygın görülmekte, yaş ilerledikçe görülme sıklığı azalmaktadır. Çocuklarda bu durumu etkileyen çeşitli etmenler mevcuttur.
Bebeklerin yatay pozisyonda beslenmesi, sütün orta kulağa geçişine neden olarak iltihaplanmalara yol açabilir. Aynı şekilde, gastroözofageal reflü yaşayan bebeklerde de benzer bir risk bulunmaktadır. Ayrıca, östaki borusunun henüz tam olarak gelişmemiş olması da orta kulağın savunmasız kalmasına neden olmaktadır. Okul öncesi dönemdeki çocukların kreş veya yuvalarda bulunmaları, sık üst solunum yolu enfeksiyonlarına maruz kalmalarını artırır.
Adenoid dokuların büyümesi ise östaki borusunun işlevini olumsuz etkileyerek kulak enfeksiyonlarının sıklığını artırabilir. Bunun yanı sıra, bağışıklık sistemi henüz tam olarak olgunlaşmamış olan bebek ve çocuklarda orta kulak iltihabı daha sık görülmektedir. Günümüzde bu tür enfeksiyonlar, çocukların doktor ziyaretlerinin ve antibiyotik kullanımının en yaygın sebeplerinden biri haline gelmiştir.
Tedavi süreçlerinde bazı zorluklar söz konusudur; özellikle antibiyotiklere karşı direnç artışı önemli bir sorun teşkil etmektedir. Geleneksel yaklaşım on günlük antibiyotik tedavisinin yanı sıra ağrı kesici ve dekonjestan kullanımı gerektirmektedir. Ancak tedaviye yeterli yanıt alınmaması ya da sık tekrar eden vakalar yeni tedavi yöntemleri arayışını zorunlu hale getirmiştir.
Orta kulak iltihabı tedavisinde başlangıç olarak ağrı kesiciler kullanılmalıdır; ibuprofen ve asetaminofen gibi ilaçlar tercih edilmektedir. Topikal ağrı kesicilerin yanında sıcak veya soğuk uygulamaların yarar sağlamadığı biliniyor. Dekonjestan ve antihistaminiklerin kullanımı önerilse de yapılan araştırmalar bunların etkinliğinin sınırlı olduğunu göstermektedir.
Altı aydan küçük olan çocuklarda akut orta kulak iltihabı tespit edildiğinde antibiyotik başlanması önerilmektedir. 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklar için de benzer bir yaklaşım söz konusudur; iki yaş üstündeki çocuklarda ise çift taraflı iltihap varsa antibiyotik tedavisi düşünülebilir. Ancak hafif belirtilerle seyreden durumlarda antibiyotik tedavisinin ertelenmesi veya izleme stratejisi uygulanması mümkündür.
Antibiyotik tedavi süresi 2 yaş altındaki çocuklarda genellikle on gün iken, 2 yaş üstü için tekrarlayan vakalar yoksa bu süre 5-7 gün arasında değişebilir. Tedavide önerilen başlıca antibiyotik amoksisilin olup alternatif seçenekler arasında makrolid ve sefalosporinler yer almaktadır. Eğer 48-72 saat içerisinde yanıt alınamazsa alternatif ilaçlarla tedavi planlaması yapılmalıdır. Topikal bitkisel ilaçların etkinliği konusunda kesin bilgiler mevcut değildir; dolayısıyla gelecekte kısa süreli antibiyotik tedavisinin yeni yaklaşımlar geliştireceği aşikardır.