Türkiye’de artan ekonomik zorluklar, kadınların en temel ihtiyaçlarından biri olan menstrüel ürünlere erişimi ciddi şekilde etkiliyor. Yapılan araştırmalara göre, her 10 kadından 7’si hijyenik ürünlere düzenli olarak ulaşmakta güçlük çekiyor. Bu durum, düşük gelirli birçok kadın için regl dönemini sağlıksız koşullarda geçirmek anlamına geliyor. Uzmanlar, yaşanan bu sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda giderek büyüyen bir kamu sağlığı problemi haline geldiğini vurguluyor.
Derin Yoksulluk Ağı’nın dezavantajlı bölgelerde gerçekleştirdiği gözlemler, asgari ücret veya altında geliri olan ailelerde hijyenik ürünlere erişim sıkıntısının yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Artan maliyetler nedeniyle birçok kadın, hijyenik ped yerine bez parçası, pamuk veya tuvalet kağıdı gibi sağlıksız alternatiflere yönelmek zorunda kalıyor. 2026 Türkiye’sinde gıda enflasyonu yüzde 70’leri geçerken, açlık sınırı 30 bin TL civarına ulaşmış durumda. Bu dönemde bir paket hijyenik pedin fiyatı ise son iki yılda yaklaşık üç kat artış göstermiştir.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Yeşim İşleğen, regl döneminde hijyenin hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Adet döneminde kadınlar enfeksiyonlara daha yatkın hale gelir. Bu nedenle hijyenik ürünlerin kullanımı oldukça önemlidir. Sağlıksız koşullarda kullanılan ürünler, vulva ve vajina hastalıklarına yol açabilir” diye uyarıyor. İşleğen, hijyen eksikliğinin sadece geçici rahatsızlıklarla kalmayıp, uzun vadede tüpleri etkileyerek kısırlığa kadar gidebilecek ciddi sorunlara yol açabileceğini de sözlerine ekliyor.
Geçmişte kadınların kendi hijyenik ürünlerini yapabildiğini hatırlatan İşleğen, “Önceden pamuklu bezler kullanılırdı. Ancak günümüzde yoksul kesimler için pamuklu kumaşa erişmek bile zor. Piyasada bulunan ucuz ürünlerin çoğu sentetik ve sağlıklı değil” diyor. Regl yoksulluğunun sadece fiziksel sağlıkla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bireylerin öz bakımını yapamaması nedeniyle kendilerine olan değerlerinin azalmasına ve zamanla daha büyük problemlere yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Özellikle öğrenciler açısından durum daha da kritik. Regl döneminde hijyenik ürüne erişim sorunu yaşayan kız çocukları, okula gitmekte zorlanıyorlar. Bu da eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştiriyor. Adet sancısının yaygın olduğu bu dönemde, öğrencilerin en azından ilk iki gün izinli olması gerektiğini savunan İşleğen, “Okullarda, özellikle düşük gelir düzeyine sahip kız çocuklarına menstrüel ürünlerin ücretsiz olarak sağlanması önemlidir” diyor.